FrmCafeHoşgeldiniz :
En son ziyaretiniz :
Mesaj Sayınız : 0

 
AnasayfaAnasayfa  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En iyi yollayıcılar
Programcı
 
Draquinq
 
xxReDoLxx
 
Dj Güray
 
kortel
 
AnyCooL
 
estonya
 
KinqCommando
 
kaharamanlar
 
zargonx041
 
En son konular
» Knıght Online Oynayanlar...
Çarş. Haz. 30, 2010 11:27 pm tarafından kortel

» Domuz
Salı Haz. 29, 2010 10:31 pm tarafından xxReDoLxx

» 3 Dakika Önce
Salı Haz. 29, 2010 10:31 pm tarafından xxReDoLxx

» Bir Çanak Ayran
Salı Haz. 29, 2010 10:27 pm tarafından xxReDoLxx

» Arka Kapı
Salı Haz. 29, 2010 10:26 pm tarafından xxReDoLxx

» Nereden anladın
Salı Haz. 29, 2010 10:26 pm tarafından xxReDoLxx

» Yesekmi?
Salı Haz. 29, 2010 10:25 pm tarafından xxReDoLxx

» No.160
Salı Haz. 29, 2010 10:24 pm tarafından xxReDoLxx

» Ödül
Salı Haz. 29, 2010 10:22 pm tarafından xxReDoLxx

Zirve100

Zirve100 Toplist
Alexa

Paylaş | 
 

 Yunus Emre (1238 - 1328)

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
Draquinq
Administrator
 Administrator


<b> Mesaj Sayısı </b> Mesaj Sayısı : 209
<b> Tecrübe Puanı </b> Tecrübe Puanı : 8659
<b> Rep </b> Rep : 1012

MesajKonu: Yunus Emre (1238 - 1328)   Salı Haz. 22, 2010 12:49 am


Türk halk şairlerinin tartışmasız öncüsü olan ve Türk'ün İslam'a
bakışını Türk dilinin tüm sadelik ve güzelliğiyle ortaya koyan Yunus
Emre, sevgiyi felsefe haline getirmiş örnek bir insandır. Yaklaşık 700
yıldır Türk milleti tarafından dilden dile aktarılmış, türkü ve
ilahilere söz olmuş, yer yer atasözü misali dilden dile dolaşmış
mısralarıyla Yunus Emre, Türk kültür ve medeniyetinin oluşumuna büyük
katkılar sağlamış bir gönül adamıdır. Bazı kaynaklarda Anadolu'ya gelen
Türk boylarından birine bağlı olup, 1238 dolaylarında doğduğu rivayet
edilirse de bu kesin değildir; tıpkı 1320 dolaylarında Eskişehir'de
öldüğü yolundaki rivayetlerde olduğu gibi. Batı Anadolu'nun birkaç
yöresinde "Yunus Emre" adını taşıyan ve onunla ilgili görüldüğünden
"makam" adı verilen yer vardır. Bir garip öldü diyeler Üç gün sonra
duyalar Soğuk su ile yuyalar Şöyle garip bencileyin diyen Yunus, belki
de doğduğu ve yaşadığı topraklardan çok uzaklarda bu dünyadan göçüp
gittiğini anlatmak istemektedir. Türkiye'nin pek çok yerinde Yunus
Emre'nin mezarı olduğu iddia edilen pek çok mezar ve türbe vardır.
Bunlardan başlıcaları şöyle sıralanabilir: Eskişehir'in Mihalıççık
ilçesine bağlı Sarıköy; Karaman'da Yunus Emre Camii avlusu; Bursa; Kula
ile Salihli arasında Emre Sultan köyü; Erzurum, Duzcu köyü; Isparta'nın
Keçiborlu ilçesi civarı; Aksaray; Afyon'un Sandıklı ilçesi; Ordu'nun
Ünye ilçesi; Sivas yakınında bir yol üstü. Görüldüğü gibi sayı ve iddia
hayli kabarıktır. Bazı belgeler, Yunus Emre'nin asıl mezarının Karaman
veya Sarıköy'de olduğuna işaret etmektedir. Nitekim, 1970'li yılların
başında Sarıköy'deki mezarın Yunus'a ait olduğuna kesin gözüyle
bakılarak bu köye Yunus Emre adı verildi ve oradaki bir bahçe içine anıt
dikildi. 1980'li yıllarda ise, 1350'de yapılmış olan Karaman'daki Yunus
Emre Camii'nin yanındaki mezarın onun gerçek mezarı olduğu iddia
edildi. Aslında bu durum, Yunus Emre'nin Türkler tarafından ne kadar
sevildiği ve benimsendiğinin çarpıcı bir örneğidir. Gerçekten de halktan
biri olan Yunus Emre, halkın değer, duygu ve düşüncelerini dile
getirişi itibariyle tarihimizin en halkla barışık aydınlarından biri
olma özelliğine sahiptir. Türk tasavvufunun dilde ve şiirde kurucusu
olan Yunus Emre'nin şiirlerinde ahlak, hikmet, din, aşk gibi konuların
hemen hepsi tasavvuftan çıkar ve tasavvuf görüşü çerçevesinde bir yere
oturtulur. Mısralarında didaktik ahlak telkinlerinde bulunan Yunus Emre,
"gönül kırmamak" konusuna ayrı bir önem verir ve "üstün bir değer"
olarak şiirlerinde bu konuyu özenle işler. Bu arada Yunus Emre'yi öne
çıkaran bir başka önemli özelliği de, şiirlerinde işlediği konuları ve
telkinleri bizzat kendi hayatında uygulamasıdır. "Din tamam olunca doğar
muhabbet" diyen Yunus, İslam'ın sabır, kanaat, hoşgörürlük, cömertlik,
iyilik, fazilet değerlerini benimsemeyi telkin eder. Yunus'un sanat
anlayışı, dini ve milli değerleri bağdaştırdığı mısralarında kendini
gösterir; millileşen tasavvufa, Türkçe'nin en güzel ve en güçlü
özelliklerini kullanarak tercüman olur. Gerçekten de 11,12 ve 13.
asırlarda Türkistan ve Anadolu Türkleri arasında çok yayılan tasavvufun
Türk şairleri arasında iki büyük sözcüsü vardır: Türkistan'da Ahmet
Yesevi, Anadolu'da Yunus Emre... Yunus Emre'nin tasavvuf anlayışında
dervişlik olgunluktur, aşktır; Allah katında kabul görmektir; nefsini
yenmek, iradeyi eritmektir; kavgaya, nifaka, gösterişe, hamlığa, riyaya,
düşmanlığa, şekilciliğe karşı çıkmaktır. Yunus Emre aynı zamanda bütün
insanlığa hitap eden büyük şairlerdendir. Bu anlamda Mevlana'nın bir
benzeridir. O'nun Mevlana kadar çok tanınmayışı ise, bir yandan
kullandığı dil olan Türkçe'nin Batı'da Farsça kadar bilinmemesi, öte
yandan da Türk aydınlarının O'nu ihmal etmesindendir. Yunus'taki
insanlık sevgisi, neredeyse kendisiyle özdeşleşmiş "sevgi felsefesi"nin
bir parçası ve hatta sonucudur. Nitekim Yunus'un insan sevgisini ilahi
sevgi ile nasıl bağdaştırdığını gösteren en çarpıcı mısralarından birisi
"Yaradılanı hoş gör / Yaradan'dan ötürü"dür. Yunus Emre'ye göre
insanlar, din, mezhep, ırk, millet, renk, mevki, sınıf farkı
gözetilmeksizin sevilmeyi hak etmektedirler. Madem ki insanoğlu ruh
yönüyle Allah'tan gelmektedir; öyleyse insanlar hiçbir şekilde
birbirlerinden bu anlamda ayrılamazlar. Yaşadığı çağın gerçekleri göz
önünde bulundurulduğunda Yunus'un bir başka önemli tarafı ortaya çıkar:
Yunus Emre, hükümetsizlik içinde çalkalanan ve Moğol istilaları ile
mahvolan Anadolu topraklarında ortaya çıkan sapık batınî cereyanların
hiçbirine kapılmadığı gibi, bu akımların Türklerin bütünlüğüne zarar
vermesi tehlikesi karşısında da engelleyici bir rol üstlenmiştir. Bu
bakımdan bakıldığında Yunus Emre, hem Türk şiirinin kurucusu, hem de
milli birliğin önemli tutkallarından biridir. Yunus Emre, kelimenin tam
anlamıyla "milli bir sanatçı"dır. Tıpkı, Nasrettin Hoca, Köroğlu,
Dadaloğlu veya Karacaoğlan gibi... Yunus Emre'nin şiirlerinde en fazla
işlenmiş temalar; İlahi aşk, Din, Ahlak, Gurbet, Tabiat, Ölüm ve
faniliktir.





Sayfa başına dön Aşağa gitmek
http://frmcafe.turkforumpro.com
 
Yunus Emre (1238 - 1328)
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» Emre Aydın Resimleri Arşivi

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
FrmCafe :: Kültür & Sanat & Tarih :: Biyografiler :: V-Y-Z-
Buraya geçin: